6 Ocak 2012 Cuma

Kuşburnu marmelatlı turta

Malum İpek hasta olunca, tüm kalkanlarımızla savaş açtık hastalığa. Babası kuşburnu marmeladı ve krem tahin helvası getirmiş. Tahin helvasını sevdi beyaz çikolata diye afiyetle yedi fakat kuşburnu marmeladını pek sevmedi. Ben de bir çözüm ürettim aklımca. Karbonatla yapmak istedim. Karbonat kokusunu özlediğimi farkettim. Eskiden evde kabartma tozu olmasa da annem karbonatla kek pişirirdi. Rengi sapsarı olurdu ve sünger gibi yumuşacık. Çok zaman oldu karbonat tadının unutalı. Biraz da nostaljik bir tat olacak sanırım. Yeni pişti; taze fotoğrafladım. Umarım İpek sever..

Malzemeler:
125 gr tereyağ (oda sıcaklığında)
3 yemek kaşığı yoğurt
3 yemek kaşığı sıvıyağ
Yarım çay bardağı şeker
2buçuk su bardağından az fazla un (un miktarını ununuzun inceliğine göre değişebilir; ayarı kendiniz tutturmalısınız)
1 tatlı kaşığı karbonat (karbonat tadını sevmeyenler yarım paket kabartma tozu ekleyebilirler.)
1 su bardağı kuşburnu marmeladı (yada dileğiniz herhangi bir marmelat)

Yapılışı:
Un ve karbonat hariç tüm malzemeler iyice karıştırılır. Un ve karbonat da eklenerek sertçe bir hamur elde edilir. Hamurun 2/3'si turta kalıbına yada yuvarlak borcama döşenir. Kalan 1/3'lik kısmı da buzdolabına kaldırılır. Çatalla hafif delikler açılır ki altı iyi pişsin. bu şekilde 180 derecede ısıtılmış fırına verilir. Turta kabarıp sararmaya başlayınca marmelat eklenir. Tekrar fırına verilir. Yaklaşık 10 dakika daha pişirilir. Turta fırından çıkınca henüz fırın sıcakken dolaptaki kalan hamur bir borcama rendelenir. Sıcak fırına; fırını kapatmadan  (180 derece) bu rende hamurlar verilir. Arada karıştırılarak iyice kızartılır. Bu kıyır parçalar da kızarınca ılımış olan turtanın üzerine eklenir. Afiyet olsun.

5 Ocak 2012 Perşembe

Hamsi kuşu


Hamsi denince akla Karadeniz gelir. Benim aklıma da babam gelir! Hamsi çıkar çıkmaz başlar tüketmeye. Neredeyse her gün! Sebzelisi, soğanlı buğulaması, çıtıratması, ızgarası, böreği (yani pilavı), tavası.. Her çeşidi artık bıkana kadar ağırlanırdı bizim evde. Malum hamsinin zahmeti çok. Temizlenmesi; pişirilmesi neyse de peşinden adamakıllı bir uğraş gerektirir. Tek dezavantajı arkasında bıraktığı o koku! Genelde piknik tüpte balkonda pişirilir bizim oralarda bu sebeple! Ammaaaa hele bir kar düşegörsün denize; alıp ızgaranızı şööyle bir hamsi ızgara yemeye çıkarsınız kaleye yada köye.. Tadına doyum olmaz soğan, hamsi ızgara somun ekmeğinin..

Bu da hamsi kuşu. İlk defa pişirdim. Hamsi tavanın da önüne geçti. Benden on yüz bin puan aldı. Hamsi seven herkes denemeli bence..

Malzemeler:
300 gr hamsi (temizlenmiş ve kılçığı ayıklanıp yıkanmış)
1 bağ maydanoz
1 bağ taze soğanın yeşil yaprakları
Yarım limon
Yeteri kadar mısır unu
Tuz
Kızartmak için sıvıyağ


Yapılışı:
Maydanoz ve taze soğan iyice kıyılır. Kılçığı ayıklanmış hamsinin içine maydanoz ve soğan karışımından 1 tatlı kaşığı kadar koyulur. Üzerine bir hamsi daha kapatılarak dışı mısır ununa bulanır. Bu işlem tüm hamsiler için uygulanır. Kızdırılmış sıvıyağda her iki tarafı nar gibi kızarana kadar pişirilir. Altını kapatmaya yakın limonu sıkılır. Limon sıkıldıktan sonra 1 dakika daha limonun suyunu çekene kadar ocakta tutulup servis tabağına alınır. Dilediğiniz salata ile tüketebilirsiniz. Ben turp rendeledim yanına. Afiyet olsun.

4 Ocak 2012 Çarşamba

Pırasalı havuçlu lorlu börek


Bekleyen bir tarif daha.

Malzemeler:
1 bağ pırasa
1 adet havuç
1 kase lor peyniri (beyaz peynir de olur)
Pulbiber-karabiber
6 yaprak hazır yufka
1 yumurta
1 kase yoğurt
Yarım su bardağı yoğurt

Yapılışı:
Pırasalar ince kıyılır. Havuç rendelenir. Az yağla 10 dakika kadar tavada sotelenir. Ilıyınca lor eklenir. Pulbiber ve karabiberi eklenir. İç malzeme böylece hazır edilmiş olur.

Geniş tezgaha bir yaprak yufka yayılır. Yoğurt, sıvıyaş ve yumurta iyice çırpılarak sos malzemesi hazırlanır. Yufkanın her tarafına bu sos malzemesinden sürülür. Üzerine bir yaprak yufka daha serilir. Bu şekilde önce dörde bölünür. Her bir parça da ikiye kesilerek 8 üçgen elde edilmiş olur. Üçgenlerin geniş kısımlarına iç malzemeden koyularak sigara böreği şeklinde sarılır. Bu işlem tüm yufkalar bitene kadar sürdürülür. Böreklerin üzerine de yoğurt-sıvıyağ ve yumurtalı sosdan sürülerek, üzerine susam serpilir. Önceden 175 derecede ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişirilir. Afiyet olsun..

Karnıbahar tava

Tarif canım annemden. Genellikle böyle pişirir karnıbaharı. biz de afiyetle yeriz. Gayet basit bir tarif. Hem de fazlasıyla basit. Bu şekilde pişirince haşlama suyunu dökmüyoruz ve daha besleyici oluyor. 

Malzemeler:
1 adet karnıbahar
1 adet havuç
1 su bardağından az su
Zeytinyağı, tuz

Yapılışı:
Karnıbahar çiçeklerine ayrılır.  Havuç soyulup doğranır. Derince bir tavada su ve tuz da eklenerek kapağı kapalı bir şekilde suyu çekene kadar orta ateşte pişirilir. Suyunu çekmeye yakın zeytinyağı eklenir. Arada karıştırılarak arzu edilen miktarda kızarması sağlanır. Yoğurtla tüketilir. Afiyet olsun :)

Altta gördüğünüz fotoğrafta can parçası kızım İpeğimden! Annesi yemeklerin fotoğrafını çekerlen esinlenmiş olacak. :) Çok hoşuma gitti ekledim :)


2 Ocak 2012 Pazartesi

.....

Aslında bloğumda paylaşmıştım, dedim.
-Hiç şöyle adamakıllı gezemedim bloğunu. Dikkatimi çeken resimlere bakıyorum. Bir de neler yazmış diye karıştırıyorum. Tariflere hiç bakmadım.
Brokoliyi nasıl daha yeşil ve diri pişirebiliriz temalı telefon görüşmesinde vardığımız sonuçtur şu: Aslında herkes istediği, umduğu hayatı yaşıyor.. Bir dostun beş dakikasından çalıntı replikler yazasım geldi.

Neden mi geldi? Anladım ki benim yazdıklarımı önemseyen bir avuç da olsa sevdiklerim vardı. Ve hayat aslında hepsinin varlıklarıyla bir bütündü. O aşık olduğum şehirde mesela, yıllar sonra ayaklarımın altındaki o kordonda yaptığım şey sadece geçmişte şöyle bir gezintiydi. Ve o şehir aslında güzelleştiren insanlarla güzeldi. Her şey bir dizi tadındaydı. Yaşadıklarımız bir TV dizisi olsa ilk ben izlerdim ve asla o lezzeti alabilmem mümkün olmazdı aslında.
Şimdi ''evrene yolladığımız enerjinin bizi dönüp dolaşıp bir şekilde ısıracağı'' ana fikrine takılmış durumdayım. Kendimi severim ve aslında ben, ben olmasaydım; bu ben olmayan benden hiç de hazzetmezdim. :) Bu sebeple beni önemseyen ve yıllar geçse de unutmayan, vazgeçmeyen, özlemle sarmalayan önemsediklerime hep şaşkınlık duyarım. Birini önemsemem için onun beni önemsemesi gerekmez. Bunu hiç umursamam. Hayatım bir alışverişten ibaret değildir bu sebeple. Az- öz veririm ben. Verdiklerimi geri istemem.

Şimdi tüm önemsediklerime benim hayatımda iyi kötü yer edinmiş her şeye, her ayrıntıya bir teşekkür borcum var.
Annemin bakışının, duruşunun,elini alnıma koyuşunun ve bunun ilaç gibi gelişinin anlamlandığı yerde benim ''anneliğim''de tüm bu ağırlığı omuzlarıma yükleyen ve bu yükü bir tüy tanesinden daha da hafifleştiren bir gülücüğüyle hayatımı ısıtan yavruma... İlk evladım, canımın diğer parçası, öteki yarım canım kardeşime ve bana can veren anneme,

Zor günlerimden birinde yatağımın başucuna gelip ''Ben siz ağlamayın diye çabalıyorum'' diyen babam.. Sımsıkı sarıp gözyaşlarımı omzuna akıttığım abim.. Bir gün ansızın karşıma çıkıverip, hayatımı bir masala dönüştüren  ve hiç ummadığım huzuru ve mutluluğu armağan eden, paylaşan, hisseden, yuvamı ısıtan eşim.. Güvenin sözlükteki anlamının sığ kaldığı yer hayatımdaki yıkılmaz dağlar; babam, eşim ve canım abime,

Ve dostlarıma, bazen bir kokuda, lezzette, görüntüde; yüzümde muzip, hüzünlü çiçekler açtıran, yaşadığım her ana anlam katan ve beni ben yapan tüm dostlarıma teşekkür ediyorum. Varlıklarına şükrediyorum. Sizlerle çok mutluyum.

1 Ocak 2012 Pazar

Kadayıflı sarma

 Birileri hazır yufkaları akıl etmiş; piyasaya sürmüş. O parasını kazanıyor; bizler de havasını atıyoruz. :)) Yarım saatte hazır bir şerbetli tatlı. Üstelik pastane tatlılarının lezzetinde. Ve fazlasıyla çıtır çıtır.  Ev yapımı lezzeti deyip de kimseyi yanıltmayayım. Evet ev yapımı ama pastane lezzetinde. Yani az emek; iyi sonuç. İpek çok seviyor şerbetli tatlıları. Hasta olunca da kıyamıyorum. Annem de telefonda sıkı sıkı tembihleyince yapıverdim bir çırpıda. Basit; leziz. Misafir ağırlanabilir bu tarifle diyorum. Tarife geçiyorum. Tarif büyük boy bir fırın tepsisi için uygundur.


Malzemeler:
Yarım paket baklava yufkası
200 gr kadar kadayıf
200 gr tereyağ
3 buçuk su bardağı şeker
3 buçuk su bardağı su
Çeyrek limonun suyu
Yapılışı:
Yufkalar 2'şer adet kullanılacak. 2 yufka tezgaha serilir. Geniş kenarına uzunca kadayıf döşenir. Yufkaları yırtmamaya özen göstererek sıkıca sarılır. 4 parçaya bölünüp tepsiye yerleştirilir. Bu işleme tepsi dolana kadar devam edilir. Çok sıkı yada çok seyrek döşemeyiniz. Tereyağ eritilir. Tepsinin üzerin eşit şekilde dağıtılır. 180 derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirilir. Bu arada şeker ve su kaynatılır. Ocaktan inmeye yakın limonu sıkılır. Tatlı ve şerbet de ılıyınca, şerbeti verilir. Üzerine fındık, fıstık veya ceviz serpilir. Şerbetini alınca servise hazırdır.

Çok sevdiğim yılbaşı pastamız Çınar'dan. Yaşpastayı sevmem. Ama bu kütük pastaya hiç hayır diyemiyorum.  Sadece yılbaşında üretiliyor. Çok şık ve ayrıca lezzetli. Çınar farkıyla :) Paylaşmak istedim.

Kıymalı arpa şehriye çorbası


İpek hasta. Tek kasede tüm vermek istediklerimi verebildiğim bir çorba. Hastayken beslenmesi büyük bir problem oluyor kızımın. Bu çorbada protein ve karbonhidrat bir arada. Tereyağı da ekledim. Üşengeç olduğum zamanlar da tek çorbayla öğün atlatacağım zamanlara bir alternatif.


Malzemeler:
1 küçük soğan (Ben toz (granül) kullandım.)
2 yemek kaşığı kadar kıyma
1 adet orta boy domates (dolaptan. dolabında olmayanlar hazır doğranmış kullanabilirler)
1 yemek kaşığı tereyağ
Yarım yemek kaşığı salça
4-5 yemek kaşığı arpa şehriye
5 su bardağı su
Nane veya maydanoz

Yapılışı:
Soğanlar yemeklik doğranır. Kıyma, tereyağ, rondodan geçirdiğimiz domates, salça ve soğanlar güzelce kavrulur. Suyu eklenir. Kaynamaya başlayınca şehriye eklenir. Kısık ateşte şehriyeler pişene kadar kaynatılır. Ocaktan inmeye yakın nane veya maydanoz eklenir.