6 Temmuz 2013 Cumartesi

Aranıyor :)


Aylar önce telefonum arıza verdi ve servise gitti. Bütün rehberim telefon hafızasında kayıtlıymış meğer... Uçtu gitti bütün numaralar. Yavaş yavaş yeni rehberim oluşuyor fakat üniversiteden can arkadaşlarım SERPİL G..... ve  EMEL K..... daha yeni bulmuştum sizi yıllardan sonra.... Facebook da kullanmıyorsunuz. Tek tesellim bloğumdan haberdar oluşunuz.

Canım Serpil'im 4 senemin sarı kuşu :) Bana ulaş, vefasızlığımdan değil, numaran kayıp o yüzden arayamıyoruum :((

Canım Emel'im temiz yüreklim, ince düşüncelim :) Ne olur bana ulaaş. Özledim, bebeğini merak ediyorum ama lütfeen :)

Umarım işe yarar ;) Hadi bakalım...

22 Haziran 2013 Cumartesi

Soya soslu - fesleğenli - domates salçalı noodle

Kızım tatile gitmek istiyormuş. Benim yüzümden gidemiyormuş. Ben çalışıyormuşum çünkü. annelerin de okulları tatil olsaymış keşke. Hem ben okuldaki işimden vazgeçip ev hanımı olabilir miymişim? Hem o zaman ona tam 3 kardeş doğurabilirmişim. Kalabalık olsunmuş ev. :D


......ve daha neler neler.... E ben de tatili eve getirdim. Ne yapayım! Şişme havuz aldım bir tane. Doldurdum attım balkona. Oyuncakları, havlusu, bikinisi, terliği! Balkonun kapısının önünde bir paspas derken ev bildiğin yazlığa döndü! Sabah giriyor suya, öğleden sonraya kadar gire çıka bıktırıyor beni. Şimdi yeni bir tecrübemiz de oldu. Ben deniz suyu yoruyor insanı sanıyordum. Musluk suyu da yoruyormuş :D  Şu an uyuyakaldı aynı tatildeki gibi. gündüz uykusunu 2 yaşında terkettiğinden garip geliyor bana bu halleri :D

Ben de tatil havasına girdim bu atmosferde. Öyle pratik bir yemek yapayım dedim. Tatilde genelde karpuz, kavun, kızartma, makarna geçiştirilir ya. Ben de öyle yapayım dedim. Kilerdeki noodle geldi elime!.

 Noddle bana soracak olursan bildiğin makarna :D Yabancı mutfak kültürüm hiç yoktur. Markette görüp merak ederek aldığım noodle durdukça gözüme batıyordu. Haşladım. 5-6 dakika. Daha sonra yarım yemek kaşığı tereyağ ve biraz zeytinyağı ısıttım tencerede, ev yapımı domates salçası ve 1-2 kaşık kadar soya sosu ekledim. Attım nodılları :) Harmanladım. Tabağa alınca da üstüne bööyle fesleğen. Oh işte ne güzel oldu. Lezzeti yerinde. Daha ne olsun ki. Şükrünüz bol olsun.

Kepekli unla damla çikolatalı kek

 Çokça uzaklaştım bu blog işlerinden. Hatta bu arada değişik tarifler de denemedim pek. Hele hamurişlerine hiç elimi sürmedim desem yeridir. 2 gün önce kızıma erken bir doğumgünü planladık. Ağustos doğumlu olunca ve aklı da iyice ermeye başlayıp bilmiş bilmiş konuşup ikna etti beni. İyi de oldu. Arkadaşlarıyla kutladı ilk defa doğum gününü. Yüzündeki mutluluk görmeye değerdi. O güne özel güzel bir menü de hazırladım aslında ama, dedim ya iyice soğudum bu aralar. Fotoğraf çekmek bile içimden gelmedi. Yakın çekim fotoğraf olmadığından tavuklu salatamı, damla çikolatalı çiçek kurabiyemi ve ıspanak boranimi paylaşamıyorum. Belki de uzak fotoğraflarla paylaşırım ya da tekrar yapar paylaşırım kimbilir? ;)

Bu kekin kepekli unla yapılmasının tek sebebi evde beyaz un kalmadığındandır. Ama bana soracak olursanız bundan sonra bu keki sadece kepekli unla yaparım. Öyle hafif, leziz bir kek oldu. En altta gördüğünüz fotoğraf, İpek Hanım'ın ikinci diliminden ''artık yiyemeyeceğim fotoğrafını çek bari'' dediği dilim. :) Geçelim tarife...


Malzemeler:
3 yumurta
1 buçuk su bardağı toz şeker
1 su bardağından 2 parmak eksik zeytinyağı
Yarım su bardağı ılık su + 3 yemek kaşığı yoğurt + süt  (toplamı 1su bardağı olacak)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilin
3 su bardağı kepekli un (tepeleme olmayacak)
Kekin kıvamı çok katı olmayacak
Damla çikolata (üzeri için)

Yapılışı:
Yumurta ve şekeri beyaz bir köpük gibi olana dek çırpın. Yağını ve süt + yoğurt + ılık su karışımını ekleyin karıştırın. Vanilin ve kabartma tozu eklediğiniz unu ekleyin karıştırın. Yağlayıp unladığınız kalıba dökün. Üzerine damla çikolataları serpin. Fırını ısıtmadan fırına verin. Kabarana kadar 180 derecede pişecek, kabarınca ısıyı biraz düşürün. Kürdan testini geçince pişmiş demektir. Kalıpta 10 dakika dinlendikten sonra servis tabağına ters çevirebilirsiniz. Afiyet bal şeker olsun. Şükrünüz bol olsun.

27 Mayıs 2013 Pazartesi

İstiridye mantarı sote



Epey ara verdim, gene de veresim var. Sıkıldım biraz. Bu tarif de gene bir önceki mantardan. Çok lezzetli bir tarif.

Malzemeler:
3 yemek kaşığı zeytinyağı
200 gr istiridye mantarı
2 diş sarımsak
Karabiber- tuz
Kekik
1 yemek kaşığı limon suyu
1 buçuk yemek kaşığı elmak sirkesi

Yapılışı:
Mantarlar yıkanır. Havlu kağıt üzerinde iyice kurutulur. Çok büyükleri koparılmak suretiyle hafif küçültülür. Bir tavada zeytinyağı ısıtılır. Mantarlar hiç biri üst üste gelmeyecek şekilde dizilir. Sürekli alt üst çevirilir. Her iki tarafı kızarır gibi olunca tereyağ eklenir. Çevirilmeye devam edilir. Çok fazla pişmişinden hoşlanmadığımdan ben fotoğraftaki gibi olunca ince kıydığım sarımsağını, karabiber ve tuzunu ekledim. Daha sonra kekik ve limon suyu eklenir. en son da sirke eklenir. İyice suyunu çekince altı kapatılır. İçi sulu hoş lezzetli bir sote oluyor. Tarifi burdan aldım. Bazı değişiklikler yaptım. Sonuç çok güzeldi.

16 Nisan 2013 Salı

Mantar kokoreç


 Sağlıklı mutfak yazarı, sevgili arkadaşım Hilal'in orjinal tarifidir. İstiridye mantarını bilen bilir. Şimdilerde marketlerde çokça rastladığımız bu mantarın diğer adı da Kavak mantarıdır. Lezzeti muazzamdır, iddialı bir mantarsever olarak tavsiye ederim. Ben daha çok tereyağında öyle bir çevirir, tadına varırdım, bu sefer Hilal'in tarifi ile yaptım. Çok sevdim. Deneyin, yanına da bir pilav yapın. Ya da durun çok hoş bir makarna sosu da olur bu yemekle, değil mi?

Malzemeler:
200 gr istiridye mantarı
2 adet sivri biber
2 adet salçalık biber
2 adet domates
2 diş sarımsak
Zeytinyağ
Karabiber
Kekik
Tuz

Yapılışı:
Mantarlar bir sudan geçirilir. Küçük küpler halinde doğranır. Yeşil ve kırmızı biberler, sarımsak minik doğranır, zeytinyağında tuzu da eklenerek sotelenir. Mantarlar eklenir. Biraz karıştırılır, minik doğranmış domatesler eklenir. (eğer domatesiniz çok suluysa ortasını çıkarın ki yemeği sulandırmasın.) Karabiber ve kekik eklenir. Susuz bir yemek olacak, suyunu iyice çekince altı kapatılır.

İstiridye mantarı çok çabuk pişiyor, Bu yemeğin ortalama hazırlama ve pişme süresi 15-20 dakikayı geçmiyor. İşten döndüğünüzde hemen hazırlayıp sofraya koyabileceğiniz bir yemek. Afiyet olsun, Allah'a emanet olun...



15 Nisan 2013 Pazartesi

Portakal reçeli


Fotoğraf çekmeye üşendiğimden bekleyen bir tarif bu. Aslında üşenmek değil de isteksizlik benimkisi. Hiç bir şey yapasım yok. Öyle kırık kırgınım..
Sebeplerim de var. İnsanların çoğuna güvenimi kaybediyorum yavaş yavaş...
Bir de üstüne şu haberlerde çıkan kanser hastası kardeşimin Cuma namazı çıkışı cami kapısında bakanla arasında geçenler eklendi. Çok canım yanıyor, ses tonu, bakışı, sözleri gözümün önünden gitmiyor. Bunu buraya yazmak istiyorum, çünkü unutmak istemiyorum.
Tek başınayız bu dünyada.. Sınavın ağırlaştı mı, bu durum, daha da belirginleşiveriyor. Bakanın ''Ben başka napayım, al şu parayı'' lafı en çok içimi ezen... Evet ne yapsın... Aslında, o para da ne yapsın... Sesini duyuramayan niceleri ne yapsın peki.... Öylece sessizce son nefeslerini verenler.. Bu Dünya'nın ötesi de var...

Fotoğraf gece çekimi olduğundan böyle. İdare ediverin napalım :/
Miss gibi portakal kokan bir reçel bu. Aynı tarifle kabuğunu soymadan da yaptım, ben daha çok sevdim çünkü o buram buraam portakal kabuğu kokuyor. E tabi biraz acılığı var, ama beni rahatsız etmiyor, hatta seviyorum. Rahatsız olanlar için de bu reçeli yaptım. Kabuğunu rendeleyin diyor Cahide Sultan. Fakat ben rendelemeye sabredemedim onca portakalı. İncecik soyuverdim kabuğunu.

Malzemeler:
8 adet portakal
8 su bardağı şeker
8 su bardağı su
Bir çimdik tuz
Yarım limonun suyu

Yapılışı:
Öncelikle iyice yıkanan portakalların kabuğu incecik soyulur. (Sadece turuncu kısımları soyulacak. beyaz kısımları kalacak.)
Üstünü geçecek kadar su doldurulan tencere kaynadıktan sonra 5 dakika kaynatılır, suyu dökülür. Portakallar soğumaya bırakılır. (Sıcak sıcak doğrarken eli çok fazla yakıyor, o sebeple :) )

Derince bir tencereye şeker ve su koyulur. Tuz ve limon suyu eklenir. Koyu bir şerbet olana kadar kaynatılır. Ardından portakallar dilimlenir. Şerbete eklenir. Hafifçe şerbetin içine bastırılarak kaynamaya bırakılır. Arada üzerinde biriken köpüğü toplanır. Üzeri göz göz olana kadar kaynatılır. ( Yayvan bir tabağa şerbetinden alıp soğutup kıvamını kontrol edebilirsiniz.) Bu tarifle 2 kavanozdan bir kase fazla reçel çıkıyor. Daha ne olsun, şükrünüz bol olsun...


14 Nisan 2013 Pazar

Anne kurabiyesi

                                    Köpüklü bir Pazar kahvesi ikram edeyim önden...

   --------------------------------------------------------------------------------------------------------
Şimdi gelelim kurabiye tarifimize. Hani eskiden annelerimiz her zamanki kek tariflerini daha koyu halde böyle kurabiyeler yapardı. Durdukça daha da güzelleşir, lezzeti katmerlenirdi. İşte bu lezzet, o lezzet! Fırınlarda ''Asker kurabiyesi'' adıyla da görebilirsiniz. Asıl lezzeti veren içindeki karbonat kokusudur bu kurabiyelerin. Ben kabartma tozu kullandım ama karbonat kokusunu arıyor insan bu kurabiyelerde.

Malzemeler:
2 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 dolu dolu yemek kaşığı tereyağ
1 çay bardağı zeytinyağı
2 yemek kaşığı yoğurt
1 portakal kabuğu rendesi
1 paket kabartma tozu ya da 1 tatlı kaşığı karbonat
1 paket vanilin
3-4 su bardağı un (yarısını kepekli un kullandım çok yakıştı.)

Üzeri için:
1 yumurta sarısı
1 yemek kaşığı toz şeker



Yapılışı:

Un, kabartma tozu ve vanilin hariç tüm malzemeler karıştırılır. İyice özleşince unu (kabartma tozunu ve vanilini ilk bardak una karıştırıp öyle ekleyin) eklenerek yoğurulur. Un için tam ölçü veremiyorum. Un markasına göre farklı yoğunluklarda olabiliyor çünkü. Kulak memesi kıvamına geldiğinde yeterli unu eklemişiz demektir. Yoğurdukça eklemeli unu. Kepekli unla çok hoş bir rengi oldu bence.

Kulak memesi kıvamına geldiğinde mandalina büyüklüğünde parçalar koparılır. Yağlanmış tepsiye dizilir. Üzerine yumurta sarısı ve toz şeker eklenerek. 175 derecede ısıtılmış fırında altı üstü kızarana kadar pişirilir. Allah'a emanet olun. Dualarınızdan beni eksik etmeyin...